Kara Delikler

    Kara delikler galaksilerin kalbinde bulunan çok büyük kütleçekim ve radyasyona sahip bölgelerdir.Ancak Einstein'in Genel Görelilik Teorisi'ne göre bir olay ufku ile sarmalanmış ve uzay zamanın içeri doğru sonsuza kadar kıvrıldığı tekilliktir.Eğer uzayda yol alan hiçbir maddenin kara delik çekiminden kaçamayacağını söylersek yanılmış olmayız.Işık bile çekimden kaçamaz.Kara delikler başka bir deyişle ölü yıldızlardır.

   Bir gökcisminin iç basıncı kendi kütleçekimini yenemediği durumda yıldız çökmeye başlar.Büyük kütleli yıldızların süpernova patlamalarında ya nötron yıldızı ya da binde bir ihtimalle yıldız içine çökerek kara delik oluşturur.Kara deliği çevreleyen bir küresel yüzeyi geçerek kara deliğe düşen bir cisim bir daha kara deliğin olay ufkunun dışına çıkamaz.

 Yoğunluk bir cismin kütlesinin hacmine oranıdır.Kara deliklerin yoğunluğu çok fazladır çünkü bu tarz gök cisimlerinin kütlesi aşırı fazla,hacmi de bir o kadar küçüktür.Dolayısıyla kara deliklerin yoğunluğu aşırı yüksektir.

  
   Kara delikler yüksek kütlelerinden dolayı Uzay-zaman'da çok büyük bükülmelere sebep olur.Maddelerin hareketi sonucu uzay zaman boyutunda dalgalanmalar olur.Bu dalgalar göle attığımız taş sonucu oluşan dalgalara benzemektedir.Bu değişiklik gözle görülecek boyutta değildir ancak uzay-zaman değişikliğine sebep olur.

  Newton yasalarına göre zaman uzaydan farklı olarak bir mutlak büyüklükten ibaret.Einstein ise farklı olarak kabul edilen bu kavramları tek çatı altına toplayarak uzay-zaman kavramını ortaya çıkardı.Newton zaman akışının hiç değişmediğini öngörmekteydi ve bu düşünce kabul görüyordu ancak Einstein görelilik fikri ile bu düşünceyi yıktı.Einstein'e göre bu farklı kişilerin aynı nesneyi farklı yorumlaması denilebilir.

 Bükülme kütle ile doğru orantılıdır.Bunu bir deneyle açıklayalım.2 kişi bir çarşafı iki ucundan olabilecek en gergin biçimde tutsun.Başka bir kişi ise çarşafın ortasına 50 kiloluk bir top bıraksın.Gözleminizi kaydedin.Çarşafı tekrar gerin ve bir A4 kağıdını top haline getirip çarşafın ortasına bırakın.Gözlemlerinizi kaydedin ve karşılaştırın.50 kiloluk top daha çok bükülmeye sebep olur.

 Kara deliklerin kütlesi yüksek olduğu için bükülme de fazladır ve kütleçekimden dolayı çevresindeki cisimleri kendine çeker ve cismin hızını arttırır.Hızı artan cisim için zaman yavaşlar.Bu duruma "Yıldızlararası" filminde değinilmekte.

 Kara deliğin içine herhangi bir şey atarsanız dışardan bakıp bunu göremezsiniz.Bir kara deliğe dışardan bakılınca görülebilecek 3 şey vardır.Bunlar:
-Kendi çevresinde dönüş yönü ve hızı
-Kütlesi ve çapı
-Kendi çevresinde dönüyorsa elektrik alanı

  Peki geçtiğimiz yıl ilk kara delik fotoğrafı yayınlanmadan önce kara deliklerin var olduğunu nereden biliyorduk?Cevap ikili yıldız sistemlerine benzeyen yıldızlar.Bu yıldız sistemlerinde bir yıldızın hareketi gözlemlenebilirken,diğeri gözlemlenememekte.Bunun nedeni,yıldızlardan birinin kara delik olması.

  Eğer bir insan kara deliğe düşerse ne olur?Spagettileşme etkisi.Hangi tarafınız kara deliğe yakınsa o taraf daha fazla çekim kuvvetine maruz kalıyor.O bölgeden başlayarak vücudunuz uzamaya başlayacak.Ta ki vücudunuz atomaltı parçacıklarınıza kadar ayrılıp düz çizgi olana kadar.

  Kara delikler zamalnla Hawking Radyasyonu'nu yayıyor ve bu radyasyonun yayılmasıyla kara delikler kütlelerini kaybediyorlar.Bu kütle kaybı zamanla yok olmalarını sağlıyor.Daha büyük kara delikler ısıları daha az olan radyasyonlar yayıyor ve haliyle yok olmaları çok daha uzun zaman alabiliyor.Kara delikler en sonunda buharlaşıyor.

  KAYNAKÇA
  




 

Sicim Teorisi

Sicim,sözlük anlamı olarak bir şeyi bağlamak,sarmak,tutturmak gibi işlerde kullanılan iplik.Ancak teori olarak Sicim Teorisi yıldız,galaksi gibi çok boyutlu maddeleri açıklamaya yaraya Einsitein'ın Görelilik Kuramı ile atom gibi küçük boyutlu maddeleri açıklamaya yarayan Kuantum Mekaniği'nin tek çatı altında,tek teori olarak toplanmasıdır.Bu yüzden her şeyin teorisi denilir çünkü bütün fizik fenomenlerini açıkladığına inanılır.Klasik yaklaşıma göre sicim teorisi sıfır boyutlu noktalar olarak tanımlanan atomaltı parçacıkların aslında bir boyutlu ve ipliksi varlıklar olabileceğini varsayar.


Bu kuramın ana varsayımı ise maddenin en küçük yapıtaşının sadece dalga ve parçacıkardan değil 1 boyutlu sicimlerden oluştuğudur.Bu kuramın temel fikri gerçekliğin esas bileşenlerinin rezonans frekanslarında titreşen planck uzunluğunda olan(10−35 mm civarı) sicimler olduğudur.Teorinin başlangıcı 1960-1970 arasıdır.

Gabrile Veneziano ve matematikçi Leonhard Euler, denklemlerin kuarklar arasındaki kuvvetli etkileşmeyi ifade edebileceğini düşünmüştür. Veneziano’nun bu sezisi, bir süre sonra sicim teorisinin doğmasına neden olmuştur.

Sicim Teorisi henüz deneysel olarak kesinliği kanıtlanmamış bir Matematiksel varsayımdır.

Keşfedebildiğimiz kozmos 3 boyut ve 1 zaman boyutuna sahip olmak üzere 4 boyutludur.Fizikçilere göre Büyük Patlama sırasında 10 boyut meydana gelmiş,6 tanesi yoğuşarak kıvrımış diğer 4 boyut genişleyerek bizim kozmosumuzu oluşturmuş.Bu 10 boyutlu kozmosun iç içe olduğunu açıklamaktadır.

Son birkaç on yılda, Sicim Teorisi, mikroskobik bir yerçekimi teorisi için en umut verici aday olarak ortaya çıktı ve aslında bundan çok daha büyük bir iddia taşıyordu: Evrenimizin temel yapısının tam, birleşik ve tutarlı bir tanımını sunmaya çalışıyor. Bu nedenle, bazen oldukça kibirli bir isimle, “Her şeyin Teorisi” olarak adlandırılıyor.

Dediğim gibi,Sicim Teorisi 4 tenel kuvveti ve her türlü maddeyi bir araya getirmeyi amaçlar.Bu 4 temel kuvvet,güçlü etkileşim(kuvvetli nükleer güç),zaıf etkileşim(zayıf nükleer güç),kütleçekimi,elektromanyetizma dır.

Sicim Teorisi bu 4 kuvveti bir araya getirdiğinden evrene olan bakış açımızı değiştirmemizi gerektiriyor.Bu teori ile evrendeki ekstra boyutların varlığını da kabul etmemiz gerekir.

Evren neden yapılmıştır? Sıradan madde sırayla sadece üç temel bileşenden oluşan atomlardan meydana gelir: Nötron ve protonlardan oluşan bir çekirdeğin etrafında dönen elektronlar. Elektron gerçekten de temel bir parçacıktır ve ‘lepton’ adıyla bilinen bir parçacık ailesinin üyesidir; diğer yandan nötronlar ve protonlar, ‘kuarklar’ olarak bilinen daha küçük parçacıklardan oluşur. Kuarklar bildiğimiz kadarıyla gerçekten basit parçacıklardır.Tüm bu parçacıkların ve evrensel kuvvetlerin davranışı, Standart Model tarafından kusursuz bir şekilde tanımlanmıştır, dikkate değer bir istisna dışında: Yerçekimi.

Son birkaç on yılda, Sicim Teorisi, mikroskobik bir yerçekimi teorisi için en umut verici aday olarak ortaya çıktı ve aslında bundan çok daha büyük bir iddia taşıyordu: Evrenimizin temel yapısının tam, birleşik ve tutarlı bir tanımını sunmaya çalışıyor. Bu nedenle, bazen oldukça kibirli bir isimle, “Her şeyin Teorisi” olarak adlandırılıyor.
KAYNAKÇA:

-https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2019/02/10/dunya-forum-sicim-teorisi-her-seyin-teorisi-mi-yoksa-hokkabazlik-mi/

-https://www.google.com/amp/s/evrimagaci.org/sicim-teorisi-nedir-7574/amp

-https://www.google.com/amp/s/www.forbes.com/sites/startswithabang/2016/11/25/what-every-layperson-should-know-about-string-theory/amp/

-https://www.britannica.com/science/string-theory

Evrimsel Süreçte Kuyruk

Kuyruk genellikle ağaçlarda veya yükseklerde yaşamaya ihtiyaç duyan hayvanların kullandıkları organdır. Maymunlar kuyruklu maymunlar ve kuyruksuz maymunlar olmak üzere ikiye ayrılır Homo sapiens kuyruksuz bir maymun türüdür. Peki neden kuyruğumuz yoktur?

Cevap: Aslında vardır kuyruk sokumu kemiği bir zamanlar bizlerin kuyruğu olduğunu gösteriyor.

   Peki neden yok oldu? Evrimsel süreçte bizler ağaçlardan yere indik ve yavaş yavaş yürüme becerisi kazandık. Bu da kuyruğumuzun zaman içinde körelmesine neden oldu. Günümüzde hala bazı yerlerde kuyruklu insan doğumuna rastlanmaktadır tabi ki bu kuyruk işlevini yitirmiş bir biçimdedir.

Günümüzde hayvanların kuyruğu olmasaydı ne olurdu?

  Bizim için olmasa da doğada bir çok hayvan için kuyruğu önemlidir. Yapılan bir deneyde Gecko kertenkelelerinin kuyruğu olmadan duvarların arasında çok başarısız olduğu kanıtlanmıştır.

  Örümcek maymunları ağaçlar üzerinde yüksek hızlarla dolaşabilmektedir. Bu maymunları birde ağaçta koşarken hayal etsenize 80km/h koşan hayvanlar daha düşük bir hızla fazla mesafeyi katededemeden yorulacaklardır.



Örümcek Maymunu