Müzik Sanatının Kökeni

  Günümüzde neredeyse çoğu insanın severek dinlediği müzikler vardır mutlaka.Kimimiz pop,kimimiz rock,kimimiz rap gibi sayamayacağım kadar çok müzik türü zamanla ortaya çıkmıştır.Peki nedir bu müzik?Nasıl ortaya çıktı?Nasıl bugünkü haline geldi?

  Tabi ki müzik kavramını çok sınırlı da tutabiliriz.Mesela göle düşen yağmur damlalarının oluşturduğu ses,bir kişinin iki taşı ritimli bir şekilde birbirine vurması gibi.Müzik tanım olarak duygu, düşünce ve imgeleri teksesli ya da çoksesli olarak anlatma sanatıdır.Ancak müzik kavramı çok farklı şekilde incelenebilir,çok farklı tanımlar oluşturulabilir.Bu biraz da kişinin bakış açısına kalmış bir olay.

  19.yüzyılda müziğin ortaya çıkışı ile ilgili iddialar ortaya çıkmıştır.İlk insanlar doğadaki sesleri taklit etmek amacıyla modern müzik aletlerinin atası sayılabilecek bazı şeyler yapmışlardır.Hayvan bağırsağından yapılan ipleri çekerek,odun ve ağaç kütüklerini üfleyerek müziğin tarihsel olarak başladığı düşünülmektedir.

  Kuzeybatı Slovenya'da,Divje Babe bölgesinde modern flütü andıran içi boş delikli kemik İvan Turk tarafından bulunmuştur.Araştırmacılar bu flütün 40.000-80.000 yıl öncesine ait olduğunu saptadı.Daha sonrasında Turk,bu flütün Neandertaller tarafından yapıldığını söyledi.
  Ünlü müzikolog Curt Sachs:“ İlkel müziği ilkel olmayandan ayırıp bu müziğin günümüzdeki kesin tanımını yapmak, insanın iç dünyasının tanımını yapmak kadar zordur ama bütünüyle olanaksız değildir. İlkel müziğin bir tanımını yapmak istesek, bu müzik teorik bir çatıdan, dahası en temel yasalardan bile yoksun olduğunu öne sürebiliriz. Müzik yazısından söz bile açmıyorum. Demek oluyor ki müzik, yalnızca toplumsal ve kişilik dışı doğasına, çağdan çağa sürüp gelen önemli bir geleneği yaşatan doğasına dayanmaktadır. Müziğin başka bir tanımı da işlevidir: Büyü. Bu görev onu eğlendirici ve yüceltici bir sanat olmaktan alıkoymuştur."

  Günümüzde ulaşabildiğimiz en eski müzik yazmaları ise 3000 yıl öncesinde Hindistan'da bulunan "Veda İlahileri"dir.Müzik ile ilgili gelişen ilk kuramlar Antik Yunan'da.Eski Yunan'da şairler lir eşliğinde destanlar okumaktaydı.Müzik sözcüğü de Eski Yunan'da sanat tanrıları olduğu inanılan Musalar sözcüğünden türemiştir. Pisagor,müziği matematiksel yoldan çözümleyerek, bir sesin yüksekliği ile telin uzunluğu arasındaki ilişkiyi saptadı, Belirli uzunluktaki bir telde çalman notanın frekansının, iki kat uzunluktaki bir telde çalman notanın frekansının tam iki katı olduğunu buldu.

  Yunanlılar ile birlikte Çinliler de müziğin ahengi ve yarattığı duygunun farkındaydılar.Hristiyanlığın ilk yılları ile birlikte de müzik insanlığın dinsel olarak kendini ifade etme araçlarından belki de en önemlisi haline geldi.

  Müzik sürekli gelişmeye devam etti.Önemli olan şey bugün dinlediğimiz müziği oluşturan ezgi nasıl doğdu?Sachs'a göre:“Kendi sesine düzenli bir biçim vermek isteyen insan, iki değişik, daha doğru bir deyişle iki karşıt anlatım yolu buldu. Biri sözlerin egemen olduğu, sesin salt bir araç gibi kullanıldığı logogenik yoldur. Öteki, sözlere çok az bağlı, taşkın, içten gelen kızgınlığın, gerginliğin başıboş bırakılmasıyla ortaya çıkan müziktir. Buna da pathogenik yani çoşkunun müziği diyoruz.”

  Müzik sürekli gelişmeye devam etti,edecek.En azından etmesini umuyoruz.Bugüne kadar birçok müzik dehası,efsane geldi ve geçti.Daha çok gelmesini de temenni ediyoruz.

KAYNAKÇA





Adnan Saygun-Ezginin Doğuşu

0 Yorum

Yorum Gönderme